Political Risk

/Political Risk
Political Risk2018-09-21T16:32:38+00:00

“Bilgi güçtür.” Bu söz sadece çağımızın değil aslında tüm çağların dinamiğine ilişkin temel bir enerji noktasını ifade eder. Ancak teknoloji devrimlerinin art arda yaşandığı, küreselleşmiş, sürekli bilgiyle ve bilgi teknolojileriyle “iş” yapan ve birbirleriyle ve tüm dünyayla sürekli iletişim kurarak hayatını devam ettiren kitlelerin bulunduğu günümüzde bilgi sahibi olmanın güç sahibi olmaya eş değer tutulması kaçınılmaz bir gerçeği ifade etmektedir. Bugünün dünyasında birbirleriyle işbirliği içerisinde olduğu kadar hatta belki daha fazla rekabet halinde olan oyuncular ve aktörler bulunmaktadır. Bu iletişime dayalı ilişki küresel dünyamızın yeni oyun kurallarını belirlemekte önemli konumdadır. Özellikle ekonomiler açısından baktığımızda, piyasadaki oyuncular için sadece teknoloji bilgisi ve kullanımı anlamında değil, her anlamda bilgiye ve inovasyona ihtiyaç söz konusudur. Çünkü hangi sektörde ve hangi piyasalarda faaliyet gösterirse göstersin bir şirketin ya da bir organizasyonun üretim, pazarlama, finans, yatırım, girişim ve rakip oyuncuları geride bırakmak noktasında operasyonlarını yürütürken bilgiye ihtiyacı vardır. Bu bilgi denilen olgu, gün geçtikçe artan ve kendini yenileyen bir karakter göstererek hızlı değişimleri de bünyesinde barındırmaktadır. Bir oyuncu hangi sektörde bulunursa bulunsun ve hangi faaliyeti yürütürse yürütsün, ne yapacağını, nasıl yapacağını, nerde yapacağını, ne zaman yapacağını ve kimlerle yapacağını bilmelidir. Dahası başka oyuncuların bilmediğini de bilmelidir ki öne geçebilsin, hatta piyasaların bugünkü şartlarını da hesaba katarsak ayakta kalabilsin. Bu noktada her türlü bilgi önemli ve rekabette öne geçirici hatta ayakta kalmanızı sağlayıcı olmakla birlikte aynı zamanda güncel olmalı ve yeni koşullara göre yeni bilgiler ve fikirler edinilmelidir. Bu noktadan bakıldığında özetlersek, bir “iş”i gerçekleştirdiğinizde, en geniş kapsamlı ve farklı alanları içeren ve çağın koşullarına uygun bilgiye en hızlı şekilde ulaşılmalı, faaliyetleri gerçekleştirirken ulaşılan bilgiler gerçekçi, doğru kaynaklardan ve uzman zihinlerden edinilmiş güvenilir bilgi olmalı, yenilikçi ve diğer rakiplerinize göre “öne geçirici” nitelikte olmalı, farkındalık yaratarak piyasaları ve dünyayı anlamanızı sağlamalı, hareket ederken başvuracağınız kadar kullanışlı ve anlaşılır olmalı ve sizi sürekli çağın ilerisinde tutarak güvenle faaliyetlerinizi gerçekleştirmenizi sağlamalıdır.

Peki bu çağda özellikle “bilgi” neden “güç”tür? Artık günümüzde, medya, internet, yazılı basın, yada başka aklımıza gelecek birçok kaynaktan, teknolojinin getirdiği nimetlerden de faydalanarak, bilgiyi elde etme, bilgiye ulaşma imkanımız bulunmaktadır. Yüksek teknolojili, birbirine bağlanmış ve küreselleşmiş dünyanın bir avantajıdır bu. Peki yukarıda söylediğimiz rekabetçi bakış açısından baktığımızda ne kadar avantajdır aslında? Şöyle ki; bilgiye ulaşmak artık çok da fazla sorun teşkil etmemektedir hayatlarımızda. Ana akım medyanın bile alternatifi bulunmaktadır artık. Ancak rekabetçi bir bakış açısıyla baktığımızda bu aslında bir soruna da işarettir. Bu, “bizim bildiğimizi herkes bilebilir” anlamına gelmektedir. Bu durum, “peki biz sürekli kendini yenileyen ve elde ettiği bilgilerle strateji belirleyen, yenilik üreten ve piyasalarda pozisyon alan bütün dünyadaki rakiplerimize karşı bu “herkesin bir şekilde ulaşabildiği” bilgiyle nasıl ayakta kalabileceğiz ya da piyasalarda veya faaliyet gösterdiğimiz alanlarda nasıl öne geçebileceğiz?” sorusunu gündeme getirmektedir. Bu sorunun tek cevabı vardır, öne geçirici faydalı bilgi ve fikirleri üretmek ve onları pratikte nasıl kullanabileceğimizi ve hayata geçirebileceğimizi bilmek ile. Bugün geldiğimiz noktada öne geçmenin ön koşulu bilgiye ulaşmak değil “bilgiyi üretmek, yorumlamak ve onu nasıl kullanacağımızı” bilmektir. İşte bu noktada Politicon World devreye girmektedir. Politicon World; bilgiyi ve fikri üreten, rekabetçi ve öne geçirici üstünlüğü sağlamak için elde ettiği bilginin nasıl kullanılabileceğini bilen ve bu özellikte ürünler üreterek, yayınladığı rapor, analiz, özel danışmanlık ve rehberlik hizmetleriyle yolunuza ışık tutmayı ve dalgalı okyanusları güvenli hale getirmeyi amaç edinen insanlardan beslenen çağının ötesinde, yenilikçi, devrimci, akılcı, planlı, stratejik, ezberleri bozan ve yolunuza ışık tutmak amacında olan bilge bir projeye verdiğimiz isimdir. Politicon World; “bilen, üreten ve bu bilgisini kullanmak isteyen” insanların oluşturduğu bir organizasyondur. Çünkü çağımız, bilginin gerçekten güç, bilgiyi kullanmanın gücü kullanma becerisi ve bilenin vazgeçilmez olduğu bir çağdır.

Politika-Ekonomi İlişkisi ve Riskler Üzerine

Politicon World İşe Nereden Başlamaktadır?

Daha önce de bahsettiğimiz üzere, dünya ölçeğinde birbirine bağlı insanların, şirketlerin, organizasyonların, ülkelerin ve piyasaların bulunduğu küresel bir dünyada yaşamaktayız. Bu durum beraberinde sadece bireysel ya da uluslararası ilişkileri değil, küresel ekonomik ve siyasi ilişkileri de oldukça önemli konuma getirir. Öyle ki; hangi sektörde faaliyet gösterirse göstersin bir şirket ya da başka odaklı bir organizasyon, ülkesinde ve dünyada olup biten, siyasi, kültürel, toplumsal ve ekonomik gelişmeler bütününden bağımsız değildir ve bunlardan etkilenmeden hareket edemez. İster uluslararası iş ilişkileri olsun ister sadece yurtiçinde çalışan bir firma ya da organizasyon olsun bu durum artık fark etmemektedir. Bunun sebebi artık her şeyin bir şekilde birbirine bağlı olduğu küresel bir örümcek ağı üzerinde yaşıyor olmamızdan kaynaklanmaktadır. Yani istesek de istemesek de çeşitli derecelerde, dünyada olup biten gelişmelerden etkileniyor ve dünyayı etkiliyoruz. Bu etkileme-etkilenme durumu uluslararası iş yapan oyuncularda, yani ithalat-ihracat faaliyeti gerçekleştiren firmalar, çok uluslu şirketler, yabancı ortaklı firmalar, yurtdışından yatırım bekleyen ya da yurtdışına yatırım yapan şirketler ve doğrudan ya da dolaylı olarak yurtdışı ile bağlantılı sektörlerde faaliyet gösteren oyuncular için daha da şiddetli durumdadır. Çünkü bugün artık, dünyanın bir ucundaki fırtınanın ya da felaketin başka bir yerdeki ülkedeki kağıt fiyatlarını arttırdığı, bir ülke ile bozulan ilişkilerin ticareti olumsuz etkilediği, ya da yabancı bir ülkedeki alım gücünün hükümet politikaları nedeniyle düşmesinin diğer bir ülkenin turizm ya da perakende sektörü gibi sektörlerini ve bu alanlarda faaliyet gösteren firmalarını derinden etkilediği bir dönemdeyiz. Ya da bir ülkede gerçekleşen iç savaşın o ülkedeki yatırımların ve o bölge ile geliştirilen ticari ilişkilerin boşa gitmesine neden olduğu ve zarara yol açtığı gerçeği ile karşı karşıyayız.

Bu noktada ticari ilişkilerde ve yatırım planlarında iş dünyası ve girişimciler için anlaşılması gereken kavram politik risk kavramıdır. Politik risk; hükümetler ile şirketlerin farklı beklentileri ve amaçları olduğunu anlamak ile ilgilidir. Uluslararası ya da küresel ölçekte bir işi başarılı bir  şekilde yürütebilmek için, iş insanlarının ve yöneticilerin hükümetleri nelerin motive ettiğini, neler ile ters düştüğünü, politikanın en az ekonomi kadar sorun yarattığı, risk oluşturduğu ya da fırsat oluşturduğu yerleri anlayabilmesi, analiz edebilmesi ve öngörebilmesi gereklidir. Firmalar faaliyet gösterdikleri ülkede politik istikrarın olmasını ve kendilerine dostça yaklaşılmasını isterler. Ancak bu ortamı her zaman kolaylıkla bulamazlar. Bu da “politik risk” kavramıyla ifade edilir. Politik risk, bir ülkedeki politik kararların ya da politik ve toplumsal olayların kısaca politik davranışların bir şekilde iş iklimini etkilemesi ile yatırımcıların parasal kayba uğramaları ya da yaptıkları yatırımdan bekledikleri geliri elde edememeleri olarak tanımlanır. İşte bu nedenle politik risklerle başa çıkabilme becerisi, yurtdışı yatırımlar yapan işletmeler için, uluslararası ya da bölgesel faaliyet gösteren kurum ve bireyler için ya da yurtdışından Türkiye’ye yatırım yapacak olan işletmeler için çok taraflı olarak hayati öneme sahiptir.

Bu noktada Politicon World; politika bilimi, uluslararası ilişkiler, diplomasi ve ekonomi alanlarındaki profesyonelliğini, iş dünyasının ve kurumların amaçları ile birleştirerek bu amaçlara ulaşılmasında yardımcı ve destek olmak hedefini taşımaktadır.

Bu noktada, bu risklerin bilinmesi, analiz edilmesi ve istikrarsızlık, kötüleşen uluslararası ilişkiler, çatışma ortamları, ihtiyatlı davranılması gereken ya da güvenli olmayan bölge ve piyasalar ve dünyada olup bitenin Türkiye’yi nasıl etkileyeceği veya etkilediği gibi risk ve tehlike durumlarına karşı nasıl pozisyon alınacağının bilinmesi bu anlamda hayati öneme sahiptir. Krizlerin olumsuz etkilerinden kaçınmak hatta krizleri fırsata çevirmek için bu bilgilerin elde edilmesi, güncel analiz ve takiplerin yapılması, anlaşılması, yorumlanması ve nasıl kullanılacağının bilinmesi gerekliliği hem oyuncunun kendisi hem de rakipleriyle ilişkisi açısından aşikardır. Bu riskler sadece siyasi ilişkilerden, iç çalkantılardan ya da hükümet politikalarından değil aynı zamanda toplumsal olaylardan, yeni trendlerin eskileri gölgede bırakmasından, ekonomik gelişmelerin farklılığından ve kültürel farklılıklardan da kaynaklanmaktadır. Bu anlamda ekonomi ve politika arasında ayrılmaz bir bağ ve bu ikisinin birbirilerini etkilemeleri ve belirlemeleri durumu mevcuttur. Hangisinin hangisini ne zaman, nasıl ne şekilde, neden ve hangi koşullar altında ve ne kadar etkilediği ve buna göre pozisyon alınması gerekliliği de artık küresel dünyamızda görünür bir noktadadır.

Bu anlamda sadece risk ve tehlikeler değil “nerede, ne iş yapılabileceğinin” bilinmesi açısından fırsatların da bilinmesi gerekliliği açıktır. Öyle ki, politika-ekonomi-toplum arasındaki ilişki, uluslararası ilişkilerdeki gelişme ve politikalar, hükümet politikaları, ülkeler ve bölgeler arası ilişkiler, toplumsal olaylar, yeni trendler ve kültürel farklılıklar ve bunların bilinmesi ve sektörlere göre doğru analiz edilmesi aynı zamanda farklı pozisyonlarda fırsat da doğurabilir. Öyle ki; politik, ekonomik ve toplumsal gelişmeler takip edildiğinde fırsat oluşturabilecek alanlar, sektörler, yatırım planları, büyüyen ve genişleyen piyasalar, yatırım yapılabilecek ya da yatırımcı çekilebilecek sektör ve ülkeler tespit edilebilir ve doğru bir bakış ve yorumlamayla “işe yarar” net bilgi ve hatta strateji kaynağı haline getirilebilir.

Artık amazonlarda kanat çırpan bir kelebeğin, dünyanın öteki ucunda fırtınaya yol açtığı “kelebek etkisi” çağını yaşamaktayız. Bu çağın risk, kriz ya da fırsat olarak neleri getireceğinin karanlıkta olduğu belirsizlik dünyasında yaşıyoruz. Politicon World; bilgiyi takip etme, üretme, analiz etme, kullanma ve yorumlama gücü ile bu belirsizliği müşterileri ve faydalanıcıları ve stratejik ortakları-paydaşları için yok etmek, “ne yapılacağının anlaşılması ve bilinmesi” noktasında yardımcı olmak, riskleri anlamak ve haber vermek, krizleri karşılamak ve fırsatları yakalayıp, bilgilendirmek noktasında anlamlı ve faydalı bir proje özelliğini taşımaktadır.

“Politik” Bazlı Bakış Açısının Faydaları ve Entelektüel Dönüşüm

Proje kendisine, ağırlıklı olarak Siyaset Bilimi, Uluslararası İlişkiler, Ekonomi Stratejik Yönetim ve İşletme Yönetimi alanlarında yoğunlaşan entelektüel sermayeyi ve sosyal bilimlerin ve bağlantılı disiplinlerin kadrolarını ve bakış açılarını “aynı masada buluşturmak” amacıyla bir örgütlenme yolu çizmektedir. Bu anlamda multi-disipliner bir çalışma, araştırma, analiz-bilgi-strateji üretme ortamını temele almayı amaçlamaktadır. Ancak bu anlamda “yönetim” temelinde bir eksikliğe de dikkat çekmektedir. Politicon World; risk-fırsat analizi ve strateji danışmanlığı hizmetlerinin yanında toplumların etkin aktörleri olan, çeşitli sektörlerden ve kar amacı güden-gütmeyen alanlarda faaliyet gösteren gruplara; yönetim biliminin ve küresel yönetişimin temeli olan siyaset ve uluslararası ilişkiler bilimlerinin bakış açısını kazandırmak ve yönetime ve “büyük resim” dediğimiz yapıya bu çerçeveden bakmak yeteneğini kazandırmayı da amaçlamaktadır. Bu amacın karşılıklı bir kazan-kazan ilişkisi oluşturmak temelinde geliştirildiğini söyleyebiliriz. Bu karşılıklılık, yönetim, stratejik danışmanlık ve dünyayı anlamak ve ona göre hareket ederek riskleri minimize etmek ve fırsatlardan yararlanmayı maksimize edecek şekilde bir yönetim anlayışı oluşturabilmek noktalarında hizmet sağladığı kurum ve kuruluşlara politika ve uluslararası ilişkileri göz ardı etmeyen aksine bu bilimlerden faydalanan bir algı ve anlayış kazandırmayı; bunun yanında bu alanlar için piyasada yeni bir iş alanı, sektörel büyüme ve “hak ettiği” yeri bulma anlamında bir ivme kazandırmayı kapsamaktadır. Bu anlamda hem arz eden hem de talep sahibi için etkin, verimli ve rasyonel bir ilişki ve iş yapma biçimi geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bunun yanında yine rasyonel ve etkin bir bakış açısıyla, kaos ve belirsizlik dünyasında, entelektüel sermaye, bilgi ve yaratıcılık sahibi, yetişmiş ve kendini geliştirmiş kadroların, tüm kurum ve sektörlere işbirliği çerçevesinde hizmet verecek şekilde toplumda yerlerini almaları amaçlanmaktadır. Bu anlamda Politicon World organizasyonu, politika, uluslararası ilişkiler ve ekonomi temelli karakteri, maddi ve manevin anlamda bünyesinde barındırdığı akademik anlayışı ve think-thank organizasyonu, ve karanlığa ışık tutmayı amaç edinmiş vizyonu ile “kazanmayı” sağlayacak şekilde yönetim, strateji ve danışmanlık hizmetlerini vermesini sağlayacak ve toplumun ve iş dünyasının tüm hizmet alıcılarına yardımcı, öne geçirici, yenilikçi, donanımlı ve vizyoner bir danışmanlık desteği de sağlayacak ve bilimin ve özgür bilginin üretilmesine, gelişmesine, toplumlara fayda sağlamasına ve akademik bir çabanın ve birikimin güvenle yarınlara ulaşmasına olanak sağlamaya çalışacaktır. Çağ, artık Türkiye’nin de yukarıda anlattığımız gerçekliği anlaması ve bu anlamda harekete geçmesi gereken bir çağdır. Yarının dünyasına umutla bakabilmek, güvenle ve mutlulukla ulaşabilmek adına bugünün çabasının hayırlı olması dileğiyle.